top of page

Durma. Sadece Var Ol.

 

 Telefona bakıyoruz. Daha az önce geldiğini gördüğümüz o bildirimi, o mesajı, o beğeniyi arıyoruz ama aslında ne aradığımızı unuttuğumuz yeni bilgilerle başımızı kaldırıyoruz telefondan.


 2014'te Virginia Üniversitesi'nden psikolog Timothy Wilson ve ekibi şunu sordu: “İnsanlar yalnız kaldıklarında, hiçbir şey yapmadan sadece düşüncelerinin içinde oturabilirler mi?” On beş dakika, dört duvar arasında, telefonsuz... Eğer sıkılırlarsa kendilerine düşük wattlı olan elektriği verebilecekleri söylendi. Katılımcıların büyük çoğunluğu dayanamadı ve kendilerine elektrik şoku uygulamayı tercih etti. Boşluğu doldurmak için acıyı seçtiler.

İşte FOMO burada başlıyor; kaçırma korkusundan önce, duramama halinde.

 Fear of Missing Out, yani kaçırma korkusu, kulağa masum geliyor. Özünde çok daha derin bir şeye işaret ediyor: sürekli bir yerde olma, bir şeyin parçası olma, akışın dışında kalmama zorunluluğu. Sosyal medya bu zorunluluğu bir ürüne dönüştürdü. Her bildirim, her beğeni, her paylaşım dopamin sistemini hedef alan mükemmel bir tetikleyici. Beyin "belki bu sefer bir şey vardır" düşüncesiyle sürekli yeni uyaran arayışına giriyor. Bunu kumar bağımlılığından ayıran tek şey, makinenin cebinde taşınıyor olması.

  Herkesin hayatı görkemli görünüyor; tatiller parlak, ilişkiler kusursuz, başarılar sonsuz. Oysa bu görüntüler, binlerce sıradan anın içinden özenle seçilmiş birkaç saniyelik kesitlerden ibaret. Karşılaştırma yapan zihinlerimiz ise kendi gerçekliğimizi bu sahte standartlara göre değerlendiriyor.

  FOMO'nun panzehiri yalnızca "telefonu bırak" demek değil. Araştırmalar asıl çözümün JOMO’da (Joy of Missing Out) olan biteni kaçırma keyfinde yattığını gösteriyor. Seçici olmak, neyi istemediğimizi bilmek, "hayır" diyebilmek bir kayıp değil, özgürlük.

 Bilinçli bir duruş şu soruyu sormakla başlar: bu an bizim mi, yoksa başkalarına gösterdiğimiz bir performans mı? Tatil fotoğrafını paylaşmak için güneşin batışını kaçırıyorsak, tatili yaşamıyoruz, onu arşivliyoruz.

 FOMO nihayetinde bir dikkat meselesi. Nereye baktığımız, nereyi göreceğimizi belirler. Ve hayat, asla o ekranda değil, tam da şu anda, tam da burada yaşanıyor.

 

 

 

 

Kaynakça

 

Wilson, T. D., Reinhard, D. A., Westgate, E. C., Gilbert, D. T., Ellerbeck, N., Hahn, C., Brown, C. L., & Shaked, A. (2014). Just think: The challenges of the disengaged mind. Science, 345(6192), 75–77. https://doi.org/10.1126/science.1250830

Festinger, L. (1954). A theory of social comparison processes. Human Relations, 7(2), 117–140. https://doi.org/10.1177/001872675400700202

 


Wilson ve ekibinin duramama deneyi

Sosyal karşılaştırma




 

 
 
 

Yorumlar


Biz Kimiz?

Mükemmel Kusurlar, 18–25 yaş arası gençlerin dijital mükemmeliyet baskısı ve FOMO kültürü altında yaşadığı kıyas, tükenmişlik ve yetememe duygularına karşı geliştirilen bir sosyal farkındalık projesidir.

 

Amacımız, kusursuz görünme zorunluluğunu sorgulatmak ve gençlere JOMO yaklaşımıyla kendi ritimlerini bulabilecekleri bir alan açmaktır.

INSTAGRAM

TIKTOK
YOUTUBE

BAĞLANTIDA KALALIM!

mukemmelkusurlar@gmail.com

Etkinliklerimizden haberdar olmak için

bottom of page